E-posta adresi: Şifre :
avesta yayınevi

sepetSepetiniz | Satınalın
Hesenê Metê

1957, Diyarbakır-Ergani doğumlu. Henüz 11 yaşındayken ayrıldı köyünden. Üç yıl Diyarbakır’da, birkaç yıl da Nusaybin’de, yedi yıl da Tarsus-Mersin’de yaşadı. Birkaç kez tutuklandı ve bir süre hapishanede kaldı. 1980 yılında Türkiye’yi terk etti, üç yıl kadar İran, Irak ve Suriye’de yaşadı. Daha sonra İsveç’e yerleşti, yirmi yıldan beridir bu ülkede yaşıyor.
80’li yıllarda yazmaya başladı. Hikayeleri çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Daha sonra hikayelerini 1991 yılında "Smîrnoff" adlı bir kitapta topladı. Şu ana kadar "Ardû” (geleneksel hikayeler, 1991), "Labîrenta Cinan” [Ecinni Labirenti] (roman, 1994), "Epîlog" (hikayeler, 1998), “Tofan” [Tufan] (roman, 2000) adlı kitapları yayımlandı. Puşkin, Çehov, Dostoyevski ve Göran Tunström’ün birer kitabını Kürtçeye çevirdi.

(1957) Ji Erxaniya Diyarbekrê ye, ev bi qasî 20 salan e ku ji wan deran dûr e, li Swêdê dijî. Kitêbên wî yên ku heta niha çap bûne ev in: Smîrnoff (çîrok, 1991), Labîrenta Cinan (novel, 1994), Epîlog (çîrok, 1998), Tofan (novel, 2000). Hin kurteçîrokên gelêrî bi formeke edebî hûnandine û bi navê Ardû (1991) çap kirine. Ji xeynî van kitêban Keça Kapîtan (1988) a Pûşkîn, çend kurteçîrokên Çehov bi navê Mirina Karmend (1989), romana Dostoyevskî Merivên Reben (1991) û ketêba Göran Tunström Jiyana Rastîn (2003) wergerandiye kurdî.

Hesenê Metê: Sürgünün gülümseyen yüzü

Başka isimlerle birlikte, Kürtçe edebiyata dünya edebiyatı içinde yerayıracak yapıtlara imza atacak bir yazar, İsveç'te yaşamak zorundabırakılan Hesenê Metê.

Kürt halkı, kendi dilinde şarkılar söylemekten hiç vazgeçmedi. Amakendi dilinde romanlar, hikayeler yazmadı, yazamadı çok az örnekdışında. Bilinen yasaklar, baskılar ve asimilasyon sürecinin etkilerigün gibi ortada. Öte yandan Türkçe, Arapça ve Farsçanın etkileri degözardı edilemez elbette. Bir de Kürt sanatçıların anadilde edebiyatyapmayı sürekli erteleyerek bir duyarsızlık, aymazlık içinde olduğu dasöylenebilir sanırım.

1990'lı yıllardan bu yana bu durumun hızla değiştiği gözlemleniyor. Budeğişimin Avrupa'dan başladığını söylemek çok yanlış değil. Ama oradaesen havanın buralara ulaşması, burada hissedilmesiydi önemli olan.Biraz ağır aksak da olsa, kilometrelerce uzakta esen havanın buralaraulaştığı söylenebilir. Son yıllarda, yayınevlerinin gayreti vebaskılara direnişi sonuç verdi. Çok sayıda edebiyat ürünü yayımlandı.Türkiye'de yaşayan yazarların dışında, Avrupa ile İran, Irak veSuriye'de yaşayan Kürt yazarların ürünleri de okurla buluşma olanağıbuldu. Periyodu bir süreklilik göstermezse de yayımlanan dergiler deKürtçe okuyup yazma oranının yükselmesine katkı sağladı.

Yayımlanan ürün sayısı arttıkça, doğal olarak nitelik sorunu çıktıortaya. Edebiyat ürünü olarak nitelikli olanların yanısıra, epeyyetersiz metinler de yayımlandı. Nitelik sorununun tartışılıyor olması,gelinen aşamanın bir göstergesidir aslında. Bu tartışma, doğrudan Kürtdilinin ve edebiyatının önünü açacak edimlerden biridir. Ürünlerinyanında, biraz el yordamıyla da olsa yapılan eleştiri türünün çok zayıfolduğu ortada. Eleştirinin gelişmesi, kuşkusuz ürünlerin artışıylaparalel olacaktır. Bir müdahale olarak da düşünülebilecek eleştiri, birayıklamayı, ileri doğru atılan adımların sağlamlığını sağlayacaktır.

Sürgünde bir yazar

Hesenê Metê İsveç'te sürgün yaşayan Kürt yazarlardan biri. Avesta Yayınları'ndan çıkan "Smirnoff" ve "Epilog" adlı hikaye kitaplarının yanısıra iki de romanı yayımlandı: "Labirenta Cinan" ve "Tofan". Yazarın, geleneksel hikayeleri bir araya getirdiği ve "Ardû" adını verdiği bir kitabı daha var.

Diyarbakır-Ergani doğumlu olan yazarın epey maceralı bir hayatı olmuş.Türkiye'nin çeşitli kentlerinde ve bir süre de cezaevinde yaşamakzorunda kalır Hesenê Metê. 1980'den sonra İran, Suriye ve Irak'tayaşamayı denedikten sonra, şimdiki ikametgahı olan İsveç'te karar kıldı.

Bu tercihe iyi denilebilir mi? Sanırım, evet. Çünkü Hesenê Metê,İsveç'ten önce gezdiği, gördüğü, yaşadığı herşeyi, tanıklıklarınıİsveç'te yazmaya başladı. Üstelik Kürtçe.

Kürtçe yayımlanan kitaplarını, diğer Kürtçe kitapları olduğu gibi,zorlanarak da olsa okudum Metê'nin. Kitaplarından aldığım yazınsalheyecanı, Kürtçelerinin daha iyi olduğunu düşündüğüm arkadaşlarlakonuştum. Beğenimin onaylanması doğrusu beni sevindirmiş, ancakKürtçemin yetersizliği yüzünden kuşkularım tamamen yitip gitmemişti.

"Tanrı Oku Dedi, Yaz Demedi" adlı kitabını ise bir soluktaokudum. Muhsin Kızılkaya'nın çevirdiği hikayeleri okurken Metê'ninyazarlığıyla ilgili kuşkularım silinip gitti. Kürtçeyi başarılıkullandığı yönündeki düşüncem de yine bu çeviri kitap sayesinde pekişti.

Metê neler yazıyor

Hesenê Metê, bir nedenle Avrupa'da yaşamak zorunda olan Kürtleriyazıyor. Sıradan insanlardır hikaye kişileri. Onları günlük hayatiçinde yakalar, anlatır Metê günlük hayat içindeki davranışlarını,özlemlerini, düşlerini, sevinçlerini gözlemler ve hikayeleştirir. Mizahanlayışı, giderek alaycılığı Kürt mizah anlayışına denk düşer. Bir Kürtokuru şaşırtmaz bu, asıl şaşırttığı yer, onun bu anlayışı yazıyabaşarıyla aktarmasıdır.

Onu diğer Kürt yazarlardan ayıran önemli özelliklerinden biridir buanlayışı. En dramatik öyküyü, sululuk ya da ağlaklık tuzağına düşmeden,mizahi bir dille anlatabilmesi bir yazar için büyük başarıdır."Panaroma", "Smirnoff", "Sancı" gibi hikayeler bu başarısına örnektir.

İnsanı yazmaya iten nedenlerden biridir belki sürgünlük. Ama sürgünolmak, iyi bir yazar olmak için yeterli değildir. Yazmakta ısrar daöyle. Hesenê Metê, kendisinin de geçtiği bu süreçle, zevkle "dalga"geçiyor. Sürgün olmanın hallerini iyi tahlil etmiş olmanın yanısıra,anlattığı bütün tipleri çok sevmesinin katkılarını kullanıyor. HesenêMetê'nin çeviri kitabından söz ettim daha çok, Kürtçe okuyamayanlarabir Kürt yazarı tanıtmak için. Ama Kürtçe okuyabilenlere elbette buhikayelerin Kürtçesini öneriyorum. Çünkü Hesenê Metê'nin hikayelerinintadı, en iyi yazdığı dilde okununca alınır...

Bir iddia: Başka isimlerle birlikte, Kürtçe edebiyata dünya edebiyatıiçinde yer ayıracak yapıtlara imza atacak bir yazar Hesenê Metê.

Vecdi Erbay, 20.082003

Nîşaneke vejîna edebiyata kurdî: Hesenê Metê
...
Divê em li vê derê, navekî daynin li vê serdema ku nivîskarê me tê de, ev berhem daye. “Serdema Vejîna Wêjeya Kurmanciyê”. Ev serdem hem li derveyê welêt, hem jî li nava welêt geş bûye.
...
Em bi xêra vê berhemê, vejîna peyvên hezarsalane yê ku heta nuha bindoşekîkirî mabûn dibînin. Jixwe rewişîn, xemilîn û rewneqdariya biwêjan ne hewceyê vegotinê ye.
Zimanê berhemê, pisporiyane ye. Na, bi dîtina min pirofesyoneliyane ye. Di vegotinê de nivîskar, ji objektîfiyê zêdetir, subjektîf tevgeriyaye...
...
...zimanê vî kedkarê wêjeyê, ji “serdema vejînê ya wêjeya kurdî” derbas bûye, gihîştiye serdema bê ya “serdema zêrîn a wêjeya kurdî.”
...
A. Meretowar, Mehname,


Müşteri hizmetleri | Alışveriş koşulları | Gizlilik ilkeleri | Üye olun
Avesta Kitabevi, Ekinciler Caddesi, Nurlan Apt. Giriş Katı No: 2
Ofis / Diyarbakır
Tel-Fax: (0412) 223 58 99
Hüseyin Ağa Mahallesi, Sakızağacı Cad. Öğüt Sokak No:7
Beyoğlu / İstanbul
Tel-Faks: (0212) 251 44 80 / (0212) 243 89 75

e-posta: info@avestakitap.com




Bu sitedeki tüm fotoğraf ve metinlerin kullanım hakkı saklıdır.