|
Avesta Yayınları editörü Abdullah Keskin: 'Kürtçenin durumu Kürtlerin statüsüyle doğrudan bağlantılıdır' Türkiye'de kaç Kürt yayınevi var? (Mümkünse bulundukları şehirlerle birlikte) - Türkiye'de inişli çıkışlı olmakla birlikte Kürt yayınevi sayısı genlde on civarındadır. Çoğunluğu İstanbul'dadır. Diyarbakır ve Ankara'da olanlar da var ama genelde bütün baskı işleri İstanbul'da yapılmaktadır. Avesta'nın merkezi İstanbul'da, 1999'dan beri de Diyarbakır'da şubesi bulunmaktadır. Türkiye'de Kürt yayınevlerinin yaşadıkları zorluklar nelerdir? - Kürt yayınevlerinin yaşadığı zorluklar, Kürt kültürünün ve dilinin yaşadığı zorluklarla doğrudan bağlantılıdır. Kürtçe eğitim, okuma yazma dili değil. Yasal engellerde birtakım değişimler olmuşsa da, gerekli mekanizmalar oluşturul(a)madığından her şey eskisi gibi sürüp gidiyor. Hiçbir yasal statüsü olmayan, doğru düzgün bir medyası olmayan, eğitimden gündelik yaşama kadar hayatın hiçbir alanında etkin olmayan, olmasına izin verilmeyen bir dilde kitap çıkarmak başka türlü nasıl olabilir? Yıllardır bir haysiyet meselesi olarak gördüğümüz için Kürtçe kitap yayımlıyoruz. Yaşadığımız şartlarda Kürtçe yayın imkansız. Bir de bütün bunlara ilgili olması gereken kesimlerin ilgisizliği eklenince, Kürtçe kitap tamamen kişisel tatmin çerçevesine hapsoluyor. Yayınevinizde Kürtçe bir kitap/yayın kaç adet basılıyor ve bunun kaç adeti satılıyor? - Binle 2 bin arasında değişiyor Kürtçe kitap baskılarımız. Satışları ise çok değişkendir. Uzun bir zamana yayılıyor. Baskısı tükenen, az kalan, az olmakla birlikte bir-iki baskı yapan da var. Hangi tür yayınlar (siyasi, tarih sanat vb) ilgi görüyor?(mümkünse kitap/yayın,yazar ismi verilebilinir mi?) - Türkiye'de basılan Kürtçe kitaplar edebiyat ağırlıklıdır. Son on yılda basılan kitaplara bakıldığında, roman, hikaye ve şiirin önplana çıktığı görülür. Şiirde farklı birz durum var. Çoğunu şairler kendileri basıyor ya da bastırıyorlar. Yayınlarımız içinde en çok satanların başında roman va hikaye kitapları yer alıyor. Dille ilgili çalışmalar da ciddi bir ilgi görmesine rağmen, bunun kitapların okunmasına ciddi bir biçimde yansıdığını söylemek güç. Bir Kürtçe kitap/yayın en çok hangi bölgede/şehirde ilgi görüyor (satış anlamında) - Bunda da çok farklı etkenler rol oynuyor. Düzgün kitabevlerinin bulunduğu, Kürtçe kitapların iyi sergilendiği şehirlerde daha çok ilgi görüyor Kürtçe kitaplar. Avesta'nın kitaplarının en çok satıldığı yerleri sıralarsak Diyarbakır, İstanbul ve son dönemlerde kitap gönderebildiğimiz Duhok. Kürt yayınevlerinin yaşadığı teknik sorunlar nelerdir? (İmla, basım, dağıtım, tasnif, tanıtım gibi) - Bilgisayar teknolojisinin ve ofsetin yaygınlaşması teknik sorunları son derece azalttı. Kürt yayınevlerinin ekstradan yaşadığı bir teknik zorluk olduğunu düşünmüyorum. Dağıtım ve tanıtım açısından ciddi problemler var. Şu anda Türkiye'de çikan bir Kürtçe kitabı tanıtacak neredeyse tek dergi ve gazete yok. Türk basını zaten Kürtçe olduğu için Kürtçe kitaplara yer vermiyor. Kürt basını deseniz, varlığı tartışmalı. Olan dergi ve gazetelerde, kitap tanıtımı pek önemsenmiyor. Siyasal odakları, yayınların niteliğini gözönünde tutarsanız, geriye kalan tanıtım imkanı da bunlara kurban gidiyor. Nazım'ın, Yaşar Kemal'in toplu eserleri yayımlandığında binlerce haber çıkıyor. Ölümünün 100. yılında on cilt halinde Cegerxwîn'in bütün şiirlerini yayımladık, bir sürü tanıtım materyaliyle birlikte. Aynı yıl Cegerxwîn'le ilgili yüzlerce toplantı yapıldı. Kitaplarına ilişkin çıkan haber sayısı, niteliği bir yana, 1-2'yi geçmez. Dağıtım eskiden polis ve mahkemeler tarafından engelleniyordu. 1-2 yıldır buna gerek duyulmuyor. Çünkü Türkiye'nin sokakları şu anda Kürtler ve farklı kimlikler konusunda Terörle Mücadele Şubelerinden beterdir. Durumdan vazife çıkaran 3,5 vatanperver vatandaş daha etkili bir biçimde kitaplarımızın dağıtımını engelleyebiliyor. Kürt yayınevleri arasında bir irtibat / ortak hareket etme sağlanıyor mu? Bununla ilgili herhangi bir girişim oldu mu? Ulusal nitelik taşıyacak bir toplantı / konferans düşünüldü mü? Bu gerçekleşmiyorsa bunun sizce sebepleri neler olabilir? - Şimdiye kadar böyle bir girişim olmadı. Bunun en önemli sebebi, güçsüzlerin birliğinden güç doğmaz. Kürt yayınevlerinin yaşadıkları zorlukların aşılması için sizin önerileriniz nelerdir? - Yayınevi olarak -tabii kendi adıma konuşuyorum- üzerimize düşeni önemli ölçüde yaptığımıza inanıyoruz. 200 civarında Kürtçe Türkçe kitap yayımladık. Birçoğu kendi alanında önemli eserler. Başka dillere çevrilenler oldu. Kapağından baskısına, çevirisinden içeriğine yapabileceğimiz en büyük özeni gösterdik. Gerisi okurlara kalıyor. Basım alanında Güney Kürtleri ile bir literatür veya teknik işbirliği dayanışması mümkün/gerekli mi? - Basın-yayın alanında Güney'deki kuruluşlarla çok yoğun ilişkilerimiz var. Ama bütün yaptıklarımız, bizim açımızdan hâlâ dayanışma aşamasındadır. Orada basılan kitapların bir kısmını burda basıyoruz, onlar da aynı şeyleri yapıyor. Teknik ve materyal konusunda yardımcı oluyoruz. Ama bu ekonomik boyutu olan bir ilişki değil. Son 1-2 ayda bir kitabevi aracaılığıyla kitaplarımızı dağıttık. Umduğumuzdan daha ciddi bir ilgiyle karşılandı. Alfabe ve diyalekt sorunu, fiyat farkı ve özellikle ulaşım, bunu da ticari bir faaliyetten bir hobiye dönüştürüyor ne yazık ki. Okuyucu basılan eserlerden/yapıtlardan en çok hangi kanalla haberdar ediliyor? - Basın açıklamaları, afiş, ayraç, dağıtım-kitabevleri ve eğer lütfedip yazarlarsa basın yoluyla... Okurun yapıtı almasında/almamasında fiyat ne önemde bir rol oynuyor? - Kürt okurunun diğer kesimlere göre alım gücünün daha düşük olduğu öngörüsüyle kitap fiyatlarını piyasanın altında tutuyoruz. Kitabın alımında fiyatın çok belirleyici olduğunu sanmıyorum. Okur profilini çizmeniz mümkün mü? - Soyut bir resim olacak bunca söylediklerimden sonra. Kürtlerin kitapla ilgisi kutsal kitapla, yani Kuran'la olan ilgisine benzer. Hayatlarındaki tek kitap odur, kutsaldır, evin en güzel köşesine asılıdır. Bütün doğrular onda yazılıdır. Ama kimse okumasını bilmez, bilen de okumaz. Kürtlerin Kürtçeyle ilişkisinin kutsallık çerçevesinden çıkarılması gerekir. Varolan tek tük okurlara gelince; kişisel gözlemlerimden, bunların bütün eksikliklerine karşın, Kürt toplumunun en entelektüel kesimi olduğunu söyleyebilirim. Yazarından daha entelektüel bir okur herhalde sadece bizim toplumumuzda var. Okurlarınızın ilgi alanı Türkçe ve Kürtçe eserlerin okunmasında farklılık arz ediyor mu? - Ciddi bir farklılık var. 200 civarında kitap yayımladık. %40'ı Kürtçe. Okurlarımızın önemli bir kısmı kitap sayımız 120'dir. Çok küçük bir kesim ve diğer parçalardaki Kürtler için de 80'dir.. Benim görebildiğim Türkçe kitaplara çok farklı kesimlerder talep var. Akademisyenlerder kütüphanelere siyasilerden toplumun farklı kesimlerine geniş bir yelpaze. Kürtçede bu daha sınırlanmış bir kesimdir. Ülke dışında yaşayan okurlarınızdan gelen kitap siparişleri ne düzeyde? - Eskiden tek tük de olsa vardı. Şu anda yok diyebilirim. Ama ülke dışında birkaç kanalla kitaplarımız dağılıyor. Korsan basım sorununuz var mı? - Hayır, henüz yok. Kürtçe olarak çıkan yayınlarınıza talep hangi düzeyde, talebin artırılması için neler yapılabilir? Bildiğiniz gibi Kürtlerin çoğu Kürtçe'yi yeterince okuyup yazamamakta, onun için Kürtçe okuyup yazmayi kolayca ögreten yayınları çıkarmaya ağırlık vermeniz doğru olmaz mı? - Sorunun ilk kısmı yukarda cevaplandırıldı. İkinci kısmına gelinci; öyle düşünmüyorum. Dedeğiniz türden kolay kitaplar daha az okunuyor. "Dîroka Kurd u Kurdistanê" veya Kürtçe bir roman herhangi bir çocuk kitabından çok daha fazla ilgi görüyor. Çocuk kitapları hiç okunmuyor benim edindiğim izlenimlere göre. Bu da Kürtçe konusunda beni en fazla umutsuzluğa sevkeden faktördür. Çocuk kitapları neredeyse hiç okunmuyorsa, Kürtçenin geleceği yoktur.. www.xelkedondurma.com, 2003 SİCİL sayfasına dön >> |