E-posta adresi: Şifre :
avesta yayınevi

sepetSepetiniz | Satınalın
Avesta: İddialı bir Kürt yayınevi


Yayınevleri ticari kaygılarla Kürtçe kitap basmaktan kaçınırken, ağırlıklı olarak Kürtçe kitap basacak Avesta adlı yeni bir yayınevi kuruldu. Yayınevi yönetmeni Abdullah Keskin, ciddi, standartların altına düşmeyen nitelikli kitaplar yayımlayacaklarını belirterek "Ciddi bir yayıncılık yapacağız" diyor.

Dört Kürtçe kitap çıkararak yayın hayatına başlayan yeni yayınevi Avesta'nın yayın Yönetmeni Abdullah Keskin, Türkiye'de Kürtçe ağırlıklı bir yayınevinin olmadığını ama, bunun ciddi bir ihtiyaç olduğunu belirterek "Kürtlerle ilgili son derece amatörce yayın yapanların da etkisiyle, Kürtçe satmıyor diye, kötü bir imaj yaratıldı. Kitaplarımızın çıktığı bu günlerde görüştüğümüz dağıtım şirketleri 'Paranız mı çok?’ diye, bu işe girişmemizi garipsiyorlar", diyor. Kürtçe kitapların istenen düzeyde bir ilgi görmediğinin doğru olduğunu ama, bu konuyla ilgilenenlerin de, ciddi bir biçimde Kürtçe yayıncılığının yapılıp yapılmadığını kendi kendilerine sormaları gerektiğini belirten Keskin "Kürtçe çıkan ürünlere bakıldığında olumlu bir cevap verilebileceğine inanmıyorum. Biz bu işi ciddi yapacağız, süreklilik sağlayacağız. Dört ay içerisinde en az on kitap basmayı planlıyoruz. Yayıncı olarak üstümüze düşenleri yaptıktan sonra, okuyucunun da ilgisiz kalmayacağını, ciddi, standartların altına düşmeyen bir yayının okuyucusuna ulaşabileceğine inanıyorum" diye, Kürtçe yayıncılıkta iddialı olduklarını söylüyor. Yayıncılığın temel ilkelerinden birisinin de, sürekliliğin olması, okurla olan diyalogun canlı tutulması olduğunu belirten Abdullah Keskin, "Avesta, KİT olmaya aday bir yayınevi değil, belki tuhaf, hiç inandırıcı gelmeyecektir ama, biz bu işten para kazanmayı da düşünüyoruz. Zaten para kazanamayan bir yayınevi hiçbir ciddi projeyi de yürürlüğe sokamaz" diyor.

Avesta yayınevi Türkçeye çevrilmemiş Seyyab ve Mahmut Derviş gibi Doğulu şairleri de Arapçadan Kürtçeye çevirtiyor. Önümüzdeki günlerde ünlü Kürt destanı Memê Alan'ı ve Gürdal Aksoy'un Kürt tarihçilerinin araştırma yöntemlerini irdeleyen bir çalışması yayımlanacak.

"Neden Kürtçe bir yayınevi?" sorumuzu "Belki bir tutku, bir onur sorunudur, tam olarak bilmiyorum. Kitapçıların raflarında Kürtçe kitapların sergilenmemesi insanın zoruna gidiyor. Kürt sorunu bugün dünyanın en önemli sorunları arasına girmiş durumda ama, bu sorunun farklı boyutlarıyla literatüre yansıması son derece güdüktür. Biz bu alandaki boşluğu gücümüzün ölçüsünde, ucundan kıyısından doldurmaya çalışacağız. Kitapçılarda Kürtçe kitapların sergilendiği raflar da olmalı. Ayrıca, bu yayınevini kurmamızda değişik parçalardaki Kürtlerin ısrarları da etkili oldu" diyerek, yanıtlıyor Abdullah Keskin.

Her yayınevinin bir politikasının olduğunu, kendileri için ürünün kendisinin önemli olacağını vurgulayan Keskin "Her Kürtçe yazılmış kitabı basmayacağız, Yazarın dünya görüşü de, popülaritesi de kıstas olmayacak, Eserin kendisi esas alınacak. Mesela Ömer Hayyam'dan Şêrko Bêkes'e, Memê Alan'dan Suzan Samancı'ya kadar birçok kitap yayın programımızda yer alıyor. Kürtçe telif kitaplarının en iyi örneklerine yer vereceğiz ama, ürünlerimizin çeviri ağırlıklı kitaplardan oluşacağını söyleyebiliriz" diye, seçici olacaklarının altını çiziyor, Avesta'nın çıkardığı dört kitaptan biri Cigerxwîn'in 4. divanı Ronak için yazdığı ve daha sonra kaybolan, bugüne kadar yayınlanmamış olan Cigerxwîn'in şiirlerinden oluşuyor. Diğer bir kitap da, Kürt şiirinin biçim ve içerik olarak yenileşmesinde önemli katkıları olmuş şairlarden biri olan Güney Kürdistan Federe Hükümeti'nin Kültür Bakanı Şêrko Bêkes'in Kürtçenin Sorani lehçesinden Kurmanci lehçesine u-yarlanan şiirleridir. Şiirleri Sorani lehçesinden Rûken Bağdu Keskin Kurmanciye uyarlamış.

Bir başka şiir kitabı olarak da, eskilerden Reşîdê Kurd'ın yeni baskısını yapmışlar. Abdullah Keskin, Reşîdê Kurd için "ideolojik ve biyografik izler fazla olmasına rağmen -ki, bu şiirler 1950-60'h yıllarda yazılmış- yeniden yayımlayarak dikkatleri üstüne çekmeye çalışıyoruz. Reşîdê Kurd, Kürtçe değil de, bir başka dilde şiirlerini yazmış olsaydı, inanıyorum ki, coğrafyamızın en önemli şairleri arasında anılacaktı. Onun "Basên Berudê (Beyrut Otobüsleri)" ve "Bersiv (Cevap)" adlı şiirlerinin benzerlerine Türkçe şiirde Nazım Hikmet'te ancak rastlanabilir" diyor.

Roman olarak çıkardıkları Mehmeg Uzun'un "Bîra Qedere (Kader Kuyusu)" adlı romanı için de, Keskin "Bîra Qedere, hem Mehmed Uzun'un romancılığında hem de Kürtçe romanda yeni bir merhale, yeni bir aşama sayılabilir" diyor. Bîra Qedere, Kürtçe gramer ve latin alfabesini hazırlayan ünlü Kürt aydını Celadet Bedirxan'ın zengin, renkli ve tirajik yaşamını konu almış.

Suriye'de önemli bir Kürtçe okuyucu potansiyelinin olduğunu, kitaplarını oraya ulaştırmaya çalışacaklarını belirten Abdullah Keskin, Saddam'ın Irak'ında bile hâlâ devlet teşvikiyle Bağdat'ta Kürtçe klasiklerin basıldığını söyledikten sonra, şunları söylüyor: "Araplar bölge tarihiyle ilgili şu ya da bu biçimde kendilerini ilgilendiren bütün Kürtçe eserleri Arapçaya çevirtiyorlar. Şu anda bile, her yıl Araplar o yıl içinde yayımlanmış önemli Kürtçe edebi ürünlerin yer aldığı bir yıllık yayımlıyorlar ve bunu Saddam'ın Irak'mda yapıyorlar." Keskin'e "Türkiye'de de böyle bir şey olabilir mi?" diye sorduğumuzda "Hiç iyimser değilim. Zaten bu, bizim sorunumuz değil, ama biz Türkçe edebiyatın önemli eserlerini Kürtçe yayımlamayı düşünüyoruz" yanıtını veriyor.
Rahmi Batur, Özgür Yaşam Dergisi, İstanbul, 9-15 Aralık 1995

"SİCİL sayfasına dön >>"
Müşteri hizmetleri | Alışveriş koşulları | Gizlilik ilkeleri | Üye olun
Avesta Kitabevi, Ekinciler Caddesi, Nurlan Apt. Giriş Katı No: 2
Ofis / Diyarbakır
Tel-Fax: (0412) 223 58 99
Şehit Muhtar Mahallesi, Sakızağacı Cad. Öğüt Sokak No:7
Beyoğlu / İstanbul
Tel-Faks: (0212) 251 44 80 / (0212) 243 89 75

e-posta: avestayayinlari@yahoo.com




Bu sitedeki tüm fotoğraf ve metinlerin kullanım hakkı saklıdır.